GEÇİCİ KORUMA STATÜSÜ KAPSAMINDAKİ YABANCILAR ARTIK SAĞLIK HİZMETLERİ İÇİN ÜCRET Mİ ÖDEYECEK? KİMLER HÂLÂ ÜCRETSİZ SAĞLIK HİZMETİNDEN YARARLANABİLİR?

Ülkemizde halihazırda geçici koruma statüsü altında toplam 2 milyon 255 bin 31 Suriyeli bulunmaktadır.  28 Kasım 2025 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi  ile Geçici koruma statüsü kapsamında bulunan yabancıların sağlık hizmetlerine erişimini yakından ilgilendiren önemli bir değişiklik yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme ile birlikte, daha önce genel sağlık güvencesi kapsamında sağlık hizmetlerinden yararlanabilen birçok kişi açısından farklı bir sistem uygulanmaya başlandı.

“Geçici korunanlardan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından genel sağlık sigortalıları için belirlenmiş olan sağlık uygulama tebliği hükümlerine göre katılım payı alınır. Bu kapsamda alınan katılım payı tutarları Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonuna aktarılır.

Ancak kamuoyunda oluşan “Artık bütün geçici koruma kapsamındaki yabancılar sigortasız kaldı.” şeklindeki değerlendirme doğru değildir. Çünkü bazı yabancılar, kanun gereği sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanmaya devam etmektedir.

Bu yazımızda yeni düzenlemenin kapsamını, kimlerin etkilendiğini ve hak kaybı yaşanması hâlinde hangi hukuki yolların kullanılabileceğini açıklayacağız.

Yeni Düzenleme Ne Getirdi?

28 Kasım 2025 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Geçici Koruma Yönetmeliği’nde aşağıdaki şekilde değişiklik yapılmıştır.

Yeni sistemde, geçici koruma kapsamındaki kişilerin sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için kural olarak SGK’ya katılım payı ödemesi öngörülmektedir. Katılım payı ödenmediği takdirde, alınan sağlık hizmetlerinin bedeli ilgili kişiden talep edilecektir.

Bu değişiklik, özellikle düzenlemeden haberdar olmayan yabancılar bakımından önemli sonuçlar doğurmaktadır.

Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar

Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biri, kişilerin eski sistemin devam ettiğini düşünerek sağlık hizmetlerinden yararlanmaktadır fakat yeni düzenleme sebebiyle ciddi sağlık bedelleri ile karşılaşmaktadırlar.

Bazı durumlarda hasta, sağlık hizmetini aldıktan aylar sonra tedavi giderlerinin kendisinden tahsil edilmesine ilişkin bildirimlerle karşılaşabilmektedir. Bu durum özellikle düzenlemeden haberdar olmayan kişiler açısından ciddi mağduriyetlere neden olabilmektedir.

Bunun yanında, sağlık kuruluşlarının her olayda kişinin hukuki statüsünü ve ücretsiz sağlık hizmetinden yararlanma hakkı bulunup bulunmadığını yeterince değerlendirmemesi de uygulamada çeşitli uyuşmazlıklara ve mağduriyetlere yol açabilmektedir.

Herkes İçin Geçerli Değil: Özel İhtiyaç Sahibi Yabancılar

Yeni düzenleme, özel ihtiyaç sahibi olarak kabul edilen yabancılar bakımından farklı değerlendirilmelidir.

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik 48. maddesi, özel ihtiyaç sahibi yabancılara sağlanacak başta sağlık hizmetleri olmak üzere psikososyal destek, rehabilitasyon ve benzeri yardımların öncelikli ve bedelsiz olarak sunulacağını düzenlemektedir.

MADDE 48- (1) Bu Yönetmelik kapsamındaki yabancılardan özel ihtiyaç sahibi olanlara sağlanacak başta sağlık hizmetleri, psiko-sosyal destek, rehabilitasyon olmak üzere, her tür yardım ve destek imkânlar ölçüsünde öncelikli ve BEDELSİZ OLARAK SAĞLANIR.

Dolayısıyla yalnızca Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi esas alınarak bu kişilerin ücretsiz sağlık hizmetinden yararlanma haklarının ortadan kalktığını söylemek isabetli olmayacaktır. Kanun ile tanınan hakların idari uygulamalarda da gözetilmesi gerekir.

Kimler Özel İhtiyaç Sahibi Sayılır?

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu uyarınca özel ihtiyaç sahibi olarak değerlendirilen kişiler şunlardır:

  • Refakatsiz çocuklar,
  • Engelliler,
  • Yaşlılar,
  • Hamileler,
  • Beraberinde çocuğu bulunan yalnız anne veya yalnız baba,
  • İşkence, cinsel saldırı ya da ağır psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalan kişiler.

Bu gruplar bakımından sağlık hizmetlerine ilişkin değerlendirme yapılırken kanunun sağladığı özel korumanın dikkate alınması gerekmektedir.

Hatalı Ücret Talep Edilmesi Hâlinde Ne Yapılabilir?

Uygulamada, özel ihtiyaç sahibi olmasına rağmen sağlık giderlerinin kendisinden tahsil edilmesi istenen kişilerle karşılaşılabilmektedir.

Böyle bir durumda öncelikle olayın özelliklerine göre idareye başvurularak ücret talebinin hukuka uygun olup olmadığı değerlendirilmelidir. İdarenin talebi reddetmesi hâlinde ise, somut olayın şartlarına göre idari yargı yoluna başvurulması mümkün olabilir.

Her dosya kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Kişinin özel ihtiyaç sahibi olup olmadığı, tedavinin niteliği, uygulanan mevzuat ve idarenin işlemi birlikte incelenmeden kesin bir sonuca varılması doğru değildir.

Sonuç

Geçici koruma kapsamındaki yabancıların sağlık hizmetlerine ilişkin sistem önemli ölçüde değişmiş olmakla birlikte, bu değişiklik herkes açısından aynı sonucu doğurmamaktadır.

Özellikle kanun kapsamında özel ihtiyaç sahibi olarak kabul edilen yabancılar bakımından ücretsiz sağlık hizmetine ilişkin koruyucu hükümler yürürlüktedir. Buna rağmen uygulamada hatalı ücretlendirmeler veya hak kayıpları yaşanabilmektedir.

Tüm bu süreçlerin sağlıklı yürütülmesi ve hak kaybı yaşanmaması için bir uzmandan destek alınması gerekmektedir.

Sağlık giderlerine ilişkin idari işlemlerin hukuka uygunluğu; kişinin hukuki statüsü, özel ihtiyaç kapsamında bulunup bulunmadığı ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Bu nedenle hak kaybı yaşandığı düşünülen durumlarda, sürecin yürürlükteki mevzuat çerçevesinde hukuki açıdan incelenmesi önem taşımaktadır.

Bir Cevap Yazın